Bilim insanları, şu ana dek tasarlanmış en yüksek kalitedeki holografik görüntüleri yaratmak için hazırlanmış olan bir ‘nano-cihaz’ üretti.

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden bir grup fizikçi, geçtiğimiz günlerde, Star Wars gibi bilim kurgu filmlerinde rastlamış olduğumuz hologramların üretimine yol açabilecek bir görüntüleme teknolojisi sundu. Gruptaki araştırmacılardan Lei Wang, kompleks holografik görüntülerin oluşumunun gerçekleştirildiğini onayladı.

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nde PhD öğrencisi olan Wang şöyle konuştu: ‘’Bir çocukken holografik görüntülemenin konseptini Star Wars filmlerinden kapmıştım. Aslında holografi dediğimiz şeyin o filmlerde betimlenen prensiplerini kullanan bir buluş üzerinde çalışmak oldukça havalı.’’

andrew-kramer-10-1

Hologramlar ışığın en kompleks davranışlarını sergilerler. Işık tarafından taşınan bilginin üç boyutta depolanmasına ve hatta yeniden üretilmesine olanak sağlarlar. Fakat aksine, standart fotoğraflar ve şu anda gözlerimizin yöneldiği bilgisayar, tablet veyahut telefon ekranları; iki boyutlu bilginin yalnızca bir kısmını tutar ve bize verirler.

‘’Holografi üzerindeki araştırmalar, fütürist görüntüleme sistemlerinin ve artırılmış gerçeklik cihazlarının gelişiminde önemli bir rol oynasa da; bugün onun uygulanabilir olduğu pek çok farklı alan üzerinde çalışıyoruz. Örneğin bunlardan bazıları, kameralar ve uydular için ultra-ince ve hafif ağırlıklı optik cihazların üretimi.’’ diye ekledi Lei Wang.

Gruptan bir başka araştırmacı Dr. Sergey Kruk ise, cihazın yapımında milyonlarca küçük silikon sütunun kullanıldığını söylüyor. ‘’Bu sütunların her biri, bir saç telinden ortalama beş yüz kat daha ince!’’ Ve şöyle devam ediyor, ‘’Yeni malzememiz saydam, üstelik mercek gibi geleneksel optik araçlara karşı en büyük avantajı onlar kadar büyük ve de ağır olmaması. Işığın kullanımı sayesinde kompleks davranışlar sergileyebiliyor ve bilgiyi üç boyutta yeniden oluşturabiliyor. Nano-ölçekte maddeleri yapılandırabilme hünerimiz, cihazın doğal materyallerin özelliklerinin ötesinde görsel zenginlikler yaratmasını sağlıyor. Oluşturduğumuz hologramlar gelecekte bu teknolojinin çok geniş bir menzilde kullanılabileceğinin göstergesi niteliğinde.’’

Holografi konseptinin ivmelenerek günlük hayatlarımız içine yerleşeceğini düşünmek inanılmaz heyecanlandırıcı! Anlaşılan şu ki, çok uzakta değil fakat belki bir kaç on-yıl sonrasında, ‘holografik’ iletişim dahi mümkün olabilir; holografi mevcut gerçekliklerin yerini alabilecek kadar gerçek olma potansiyeline sahip olabilir.