GALAKSİLER VE YILDIZ KÜMELERİ
GALAKSİLER:
Yıldızların tek başına
bulunması çok enderdir. Çoğunlukla galaksileri oluşturan
kümeler ve gevşek gruplar halinde bulunurlar. Galaksilerin
kendileri de çoğunluğu sarmal ya da elips biçiminde
olan değişik şekillerde olurlar. Sarmal galaksiler
evrendeki çoğu yıldızın doğum yerleridir.
Sarmal galaksiler, içlerindeki yıldızlar farkedilmeyip
yalnızca bulanık ışık lekeleri olarak görüldüklerinden,
önceleri bulutsu olarak biliniyorlardı. Yüzyılımızın
başında Edwin Hubble en yakın sarmal galaksilerin
bile bizden çok uzakta olduğu sonucuna vardı.En
yakın sarmal galaksi Walde Baade'nİn 750 kiloparsek
ya da iki milyon ışık yılı uzakta olduğunu hesaplayabildigi
Andromeda Galaksisi'dir. Sarmal galaksilerin "ada
evrenler", boyutları Samanyolu ile karşılaştırılabilecek
yıldız sistemleri olduğu açık bir biçimde anlaşıldı.
|

Andromeda Galaksisi
|
Yirminci
yüzyılın ilk çeyreğinde galaksilerin biçimlerine
göre sınıflandırılabileceği ortaya çıktı. Bazıları
sarmal bir yapı gösterirken diğerleri görünüş olarak
belirgin bir biçim sergilemekten uzaktı. Hubble
galaksilerin yapılarını temel alan ve günümüzde
hala kullanılan bir sınıflandırma yontemi geliştirdi.
Tümü de sarmal kollara sahip olan sarmal galaksiler,
kolların görünüşüne merkezdeki çekirdeğin büyüklüğüne
göre sınıflandırılır. Sa türünün çekirdeği büyük
olup kollar çekirdeğe sıkıca sarılmış gibidir. Sb
türünün kolları daha gevşek, çekirdeği daha küçüktür.
Sc türünün kolları çok daha gevşek ve çekirdeği
çok küçüktür. Sa türünden Sc türüne doğru gidildiğinde
daha fazla miktarlarda yıldızlar arası gaz ve toz
bulunur, bu nedenle de yıldız oluşumu daha yoğundur.
Parlak galaksilerin çoğunluğu sarmaldır. Samanyolu'nun
da Andromeda gibi Sb türü olduğu düşünülüyor. Her
ikisinin de ısıma güçlerı yaklasık olarak 10 milyar
Güneşe eşittir.
Birçok sarmal galaksinin, uçları kollarının başladığı
yere rastlayan çubuk biçiminde çekirdekleri vardır.
Bu galaksinin de sarmal kolların sıklığına ve
çekirdeklerinin büyüklüğüne göre a, b ve c sınıflarına
ayrılırlar ve çubuklu galaksi olduklarının görülebilmesi
için SBa, SBb ve Sbc biçimde gösterilirler. Bütün
sarmalların dönmekte olduğu saptanmıştır.
Elips biçimdeki galaksilerin ise ne sarmal kolları
ne de disk biçimli yapıları vardır.Bu galaksilerde
önemli miktarda yıldızlararası gaz ve toz da bulunmaz.
Bu galaksiler biçimlerine göre sınıflandırılırlar.
E0 türü galaksilerin dairesel bir görünüşü var
dır. E1'den E6'ya gidildikçe bu galaksilerın yalnızca
kütlesi Güneş'inkine yakın ya da ondan küçük olan
yaşlı yıldızlardan oluştuğu bulunmuştur.
|
Bilinen en büyük galaksiler elips biçiminde olanlardır.Messier
87 gibi dev elips galaksilerin hem kütleleri hem
de ışıma güçleri Samanyolu'ndan yaklaşık 10 kat
fazladır.Çoğu galaksi cüce sınıfına girer.Bu cücelerin
çoğunluğu ise elips biçimindeki galak sidir.Işıma
güçleri Güneşin yalnızca 10000000veya 100000000
katı kadar olan en yakın komşu galaksimiz de bu
türün örneklerindir.Yüksek ışıma yapan elips biçimindeki
galaksilerin önemli miktarlarda dönmedikleri bulunmuştur.
büyük elips galasilerın çoğu,zen gin galaksi kümelerinin
merkez bölgesinde yer alırlar.
Mercek biçimli de denilen S0 türü galaksiler,çekirdeği
ve diski olan ama yıldızlararası gaz ve toz barındırmayan
ara bir türün örnekleridir.Sonuç olarak S0 turu
galaksilerde genç yıldızlar ve sarmal kollar bulunmaz.Yıldız
sınıflandırmalarına gore elips biçimli galaksilerle
özdeşleşirler,S0 türü galaksiler çoğunlukla galaksi
kümelerinde bulunurlar.
Düzensız galaksiler ise elips biçimli,sarmal
ya da S0 türü olarak sınıflandırılmayan her şeyi
kapsar.Bu galaksilerde tipik olarak oldukça önemli
miktarlarda gaz ve toz bulunduğu gibi şiddetle
süregelen bir yıldız oluşum süreci de yer alır.Büyük
ve Küçü k Magellan Bulutları,yakınımızda bulunan
düzensiz galaksi örnekleridir.Düzensiz galaksilerin
ışıma güçleri düşük olup tipik olarak Samanyolu'nun
onda biri ölçüsündedir.Düzensiz galaksiler toplam
galaksilerin birkaçını oluştururlar.Sarmal,elips
biçimli yad a düzensiz olarak sınıflandırılmayan
galaksiler ise olağandışı bir görünümleri ya da
değisik herhangi bir özellikleri varsa kendilerine
özgü olarak sınıflandırılırlar.Böyle galaksilerde
halka biçiminde sistemler, birden fazla sayıda
çekirdek, yer fıstığı biçiminde sistemler veya
çok parlak yıldıza benzer çekirdekler ve kuyruklar
bulunabilir.
|
Fiziksel Özellikler:
Optik ve radyoastronomik yöntemlerle, özellikle
yansız hidrojenin 21 cm'lik tayf çizgileriyle
yapılan, gökadaların içerik çözümlenmeleri biçim
bilimsel tip diziliminin genç yıldızların ve gazların
oranına bağlı fiziksel bir anlam taşıdığını gösterdi.
Eliptik gökadalarda ne gençyıldız ne de toz vardır,
yalnızca çok az gaz bulunur. Sa gökadalarında
da bu oran düşüktür, bu oran düzensiz gökadalara
gidildikçe düzenli biçimde artar. Bu düzensiz
gökadalar genç yıldızlar ve II H bölgesi bakımında
çok zengindir, kütlelerinin önemli bir bölümünü
gazlar oluşturur.
-Devinimleri: Bir gökadanın çeşitli noktalarda
optik ve radyo dalgalarıyla gözlenen tayf çizgilerindeki
kaymaların ölçümü bu gökada sisteminin toplu devinimlerini
belirlemeye olanak verir. Sarmal gökadalarda gözlenen
tipte dönme görülür; ama maksimum dönü devinimi
çok yavaş (saniyede 10 km.) olur.
| Evrim:
Gökada evriminin ana hatlarını,yıldızlar ve gazların
uğradığı karşılıklı dönüşümler düzenler.Başlangıçta
bir gökada,dönme halindeki dev bir gaz bulutundan
oluşur ve kendisini oluşturan daha küçük bulutlar
arasındaki çarpışmaların etkisiyle enerjisini
yitirerek büzülür.Bu çarpışmalar boyunca yeni
yıldızlar doğar.Bu arada başlangıç bulutu dönme
eksenine dik doğrultuda yassılaşır.
Yıldızların evrimleri boyunca gökadaların yıldızlararası
ortamına başlangıç gazlarının bir bölümünü verir,ama
bu küçük bölüm yıldızların ürettiği ağır elemetlerle
zenginleşmiş bir kimyasal bileşim taşır.Böylece,bir
galaksinin evrimi,toplam gazların yıl dızlar yararına
azalması ve yıldızlararası kalıntı ortamının kimyasal
bileşiminin ağır öğelerle zenginleşmesi biçiminde
gelişir.
|
YILDIZ KÜMELERİ:
Yıldızlar, bulundukları evrim
düzeyine göre iki öbege ayrılır :1. öbek yıldızlar(populasyon1)
daha yakın zamanda oluşmuş,değişik yaşlardadır.Dolasıyla
bu yıldızlar,evrimlerinin sonuna ulaşan daha yaşlı
yıldızların patlamasıyla oluşan ağır elementler ba
kımından zengindirler.II.öbek yıldızlar yaşlı yıldızlardır;bu
yıldızlar ağır element bakımından fakirdir.I.öbek
yıldızlar disk ve gökada yıldızlarından II.öbek yıldızlar
ise küresel kümelerden oluşur.
Yıldız kümelerinin astronomlar için iki önemli tarafı
vardır:
- Yıldız kümelerindeki yıldızlar aynı
uzaklıkta kabul edilir.
- Hepsi aynı anda oluşmuştur ve bu yüzden
yaşları ve içerikleri aynı kabul edilir.
Yıldız kümeleri yıldızların ortak bir
çekim etkisiyle bir arada durmasıyla oluşmuştur. Tiplerine
ve içeriklerine göre ikiye ayrılır:
1- AÇIK YILDIZ KÜMELERİ:
Galaktik küme olarak da adlandırılan açık kümeler,birbirlerine
kütle çekimiyle bağımlı çoğunlukla genç ve sıcak
yıldızlardan oluşmuştur.aynı bulutsunun oluşturduğu
yıldızları kapsayan bu kümeler:50 ile 10000 arasında
yıldız içerir.açık kümeler, gezegen imsi bulutsular
dışında gökyüzünün en gençleri sayıla bilirler.Birkaç
on milyon yıldan daha yaşlı açık kümelerin olmamasının
sebebi,içindeki yıldızların zamanla, gökadanın
dönüşünden dolayı dağılmasıdır.
|

ÜLKER AÇIK YILDIZ KÜMESİ
|
|
2- KÜRESEL YILDIZ KÜMELERİ:

M13 KURESEL YILDIZ KÜMESİ
|
Küresel yıldız kümeleri açık yıldız kümelerinden
oldukça farklıdır.Tek ortak yönleri,birbirlerine
kütle çekimiyle bağlı yıldızlardan oluşmalarıdır.Küresel
kümeler,açık kümelerin aksine ,sadece galaktik
düzlemde değil aynı zamanda bu düzlemin dışında,S
amanyolu'nu küresel bir biçimde çevrelerler.Zaten
galaktik düzlemde bulunan kümelerin gözlenmesi
yoğun gaz bulutları tarafından engellendikleri
için oldukça zordur.Bu nedenle gözlenen küresel
kümelerin çoğu düzlemin dışındadır.
Bugün yaklaşık 150 küresel küme biliniyor.Bu
kümeler yaklaşık olarak 100000 yıldız içermektedir.
Küresel kümelerin en belirgin özelliği ise düzgün
küresel yapıda olmalarıdır.Teorik olarak diğer
dönen gök cisimleri gibi,kutupsal bir basılma
meydana gelmesi beklenir.fakat şekillerinin bu
derece düzgün olması çok yavaş dönmesiyle açıklanabilir.
Küresel kümelerin diğer bir önemli özelliğide
,açık kümelerin aksine,populasyon II olarak gruplandırılan
yaşlı ve fakir yıldızlardan oluşmalarıdır.Bu yüzden
çok fazla yeni yıldız oluşturamazlar.
|
BULUTSULAR:
Bulutsular bir ya da bir kaç yıldızın yakınında
yer aldığında ışıldar ve parlak bulutsu biçiminde
gözlenir;bunların ayırt edıci niteliği uyarıcı yıldızın
sıcaklığına ve uzaklığına göre değişir.B 1 tayf
tipinde ya da daha soğuk yıldızların yakınında gö
zlenen parlak bulutsular,yalnızca bu yıldızların
ışığını,içerdikleri tozlarla ve bir ışık yayınım
mekanizmasıyla yansıtırlar.Bu tipe yansımalı bulutsu
denir(Ülker Bulutsusu).Yayılan ışık,uyarıcı yıldızların
soğurma çizgilerine benzeyen bir tayf ve yıldızl
arda gözlenen bir mavilik gösterir.Bulutsular çok
sıcak yıldızlarla birleştiğinde,yayım çizgileri
taşıyan bir tayf oluşur, bu tip bulutsu sarmal bulutsu
ya da H II bölgesi adını alır.(Orion bulutsusu)
Parlak bulutsuların boyutları onlarca ışık yılı
ve kütleleri de Güneşin birkaç bin katıdır.Bazı
ışıklı bölgeleri,kimi karanlık maddeler örter(At
başı nebulası) işte bunlar karanlık bulutsuları
oluşturur.
|
Yıldızlarası parlak maddenin bir başka türüde
Süpernova kalıntılarına bağlı bulutsulardır.(Crabe
Bulutsusu) Çember biçimdeki bazı bulutsulara yanlış
bir adlandırmayla Gezegenimsi bulutsular denmiştir.Gerçekte
morötesi ışınların gazı iyonlaştırmasından doğan
ve çok sıcak bir yıldızı çevreleyen küresel kabuk
biçimindeki bir bulutsu söz konusudur.bu bulutsu
merkez yıldızın oluşum evrelerinde fışkıran gazlardır.
Aslında amatör astronomlar için galaksilerin,yıldız
kümelerinin ve bulutsuların göz zevki dışında
bir önemi yoktur.Her ne kadar dergilerde ve kitaplarda
gördümüz renkli ve parlak görüntüler görülmemesine
rağmen gökyüzünde onları görmek değişilmeyecek
b ir ziyafettir.Bu yüzden önemli yıldız kümelerinin
yerlerini belirtmeden geçemedik.
|
-Açık Yıldız Kümeleri:
M44:Yedi kız kardeş ve Ülker olarak adlandırılan
küme Boğa takımyıldızında yer alıyor.çok yakın
olması ve 1,4 kadirlik yıldızlardan oluştuğu için
çok rahat gözlenebilir.Uzaklığı yaklaşık 400 ışık
yılı
M21:Yay takım yıldızında yer alan ve toplam
parlaklığı 6,5 olan bu küme 12.kadirden olan 40
yıldız içermekte uzaklığı yaklaşık 3000 ışık yılı
M23:İçerdiği yıldız bakımından zengin
olan bu küme yay takım yıldızında yer alıyor.Toplam
parlaklığı 6,9 kadir olan küme uçan yarasayı andırıyor.Uzaklığı
yaklaşık 4500 ışık yılı
M6:Akrep takım yıldızında bulunan bu küme
toplam parlaklığı 4,3 olduğundan rahatlıkla çıplak
gözle seçilebilir.Bize yaklaşık 2000 ışık yılı
uzaklıkta.
M7:M6'ya sadece 4 derece uzaklıkta bulunana
kümenin parlaklığı daha az.
M29:Gama Cyğni'nin(Kuğu) 2 derece güneydoğusunda
bulunan bu kümenin toplam parlaklığı 7 kadirdir.
Uzaklık ise 7200 ışık yılı.
M39:Kuğu takımyıldızının en parlak yıldızı
Deneb'in 10 derece doğusunda yer alan küme 5,4
kadirlikte bize 900 ışık yılı uzaklıkta.
M52: 15.kadirden parlak 200 yıldıza sahip
kümenin toplam parlaklığı 7 kadirdir.Kraliçe takımyıldızında.
M103:Kraliçe takımyıldızında yer alan
küme çok uzakta,yaklaşık 8000 ışık yılı uzaklığındaki
kümenin toplam parlaklığı 6,2 kadirdir.
|
-Küresel Yıldız Kümeleri:
En çok yer aldıkları bölge yay takım yıldızı
bölgesidir,yaklasık 20 küresel küme kapsar.
M2:Kova takımyılzında bulunan küme yaklaşık
50000 ışık yılı uzaklıkta,toplam parlaklığı 7
kadir.
M3:Küme,Av köpekleri takımyıldızında bulunuyor.yaklaşık
45000 yıldızdan oluşan küme her saniyede bize
170 km hızla yaklaşıyor.toplam parlaklığı 6,4
kadir.
M13:Herkül takımyıldızında bulunan küme
küresel kümelerin en tanınmışıdır.ışık kirliliği
olmayan yerlerde çıplak gözle görülebilen küme
yaklaşık 25000 ışık yılı uzaklıkta toplam parlaklığı
6 kadir.
M5:Terazi ve Yılan takımyıldızları arasında
bulunan küme 6 kadir parlaklıkta açık havalarda
çıplak gözle görülebilir.
M10,M12:İkiside yılancı takım yıldızında
bulunmakta,birbirlerine çok yakın olup 16000 ışık
yılı uzaklıktalar.
M15:
Pegasusta bulunan küme 7 kadir parlaklıkta ve 40000
ışık yılı uzaklıkta.
M22:Bilinen en eski küme olarak düşünülen
küme toplam 6 kadir parlaklıktadır.toplam 7000
yıldız içeren küme açık gecelerde çıplak gözle
görülebilmektedir.
|
HAZIRLAYANLAR:
ÖZER METİN, ÖZGÜR TÜRKKAN
KASIM 1997
|