ODTÜ FİZİK TOPLULUĞU
Bilim ve Teknoloji BÜLTENİ
 
Güz 98-99
İçindekiler:
Önsöz
 Başlarken
Havacılık Teknolojisi
 Uçak
Bilimde Son Gelişmeler
 Ay’ da su bulundu mu?
Duyurular
 Etkinliklerimiz ve son haberler

Başlarken
    Yeniden merhaba. Bu sayımızda karşınıza yepyeni bir tarzla çıkıyoruz.
Bundan böyle bültenimizde fizikle ilgili yazıların yanısıra fiziğin diger bilim ve mühendislik disiplinleriyle de ilişkili yazılarımızı da bulabileceksiniz.
Cumhuriyetimizin 75. yılını kutladıgımız şu günlerde ülkemizde bilime ve bilimsel düşünceye daha fazla önem verilmesi dileğiyle …

HAVACILIK TEKNOLOJİSİ
UÇAK
Yüzyılın başında ilk uçuşun gerçekleşmesinden günümüze havacılık teknolojisi baş döndürecek bir ivmeyle gelişmiştir.  Özellikle 2.Dünya Savaşı ile büyük bir hareketlilik yaşayan havacılık sonraki yıllarda devam eden ve ardı ardına atılan uydular ve insanlı uzay uçuşlarıyla birlikte gelişmesini sürdürmüştür. 

    Havacılık teknolojisinin basladığı sıralarda ve sonrasında özellikle mekanik,yapısal ve aerodinamik iyileştirme konularına ağırlık verilirken, artık bunların yerini yeni malzemelerle üretim, otomatik karar verme ve kontrol sistemleri almaktadır.  Uçak, özellikle ekonomik bakımdan da fayda getircek, diğer bir anlamda en düşük maliyete yapılacak biçimde tasarlanır.  Her uçağın yapımında temelde aynı kriterler üzerinde durularak aynı orijinden yaralanılır.  Küçük bir gözcü uçağı ile dev bir jumbo uçağı aynı biçimde doğar.

TASARI AŞAMALARI: 
   Önce bahsedildiği gibi uçaklar pahalıya mal olur.  Seri üretime geçilmiş bir otomobil üretiminin tersine kesin olarak istenmedikçe yapılmazlar.  Herşeyden önce ilk sorun ekonomiktir.  Uçak şirketi tasarlanacak uçağın diğer havayolu şirketlerine veya askeri amaçlı olarak satın alınacağına inanmadıkça yükü tek başına yüklenmez.  Bir kaç havayolu şirketiyle anlaşma yapıldıktan sonra tasarı çalışması başlar.  Daha sonra taraflar uçağın nasıl tasarlanacağı ve nitelikleri konusunda (itici gücü, yük-yolcu kapasitesi, boyutları,..) anlaşılır.  Binlerce motor tasarımından sonra uçağın istenen kapasiteye ulaşıp ulaşmadığı uygun boyutlardaki örnek bir uçağın hava dinamiği verimini ve dengesinin istenen duruma gelip gelmediği rüzgar tünelinde ölçülür ve geometrisi geliştirilir.  Bilgisayarlarda yapilan tasarı uygunluğu ile son çalışmaların yapılmasından yürütülme evresine kadar ortalama 30 ay geçer. 
AERODİNAMİK: Uçağa etki eden çesitli kuvvetler bulunur ve yerçekimi ivmesinin yenilmesiyle uçak uçabilir.  Uçak havaya karşı hareket halindeyken meydana gelen kuvvet "aerodinamik kuvvet" tir.  Aerodiamik kuvvet uçağın etrafındaki hava ile temas halindeki yüzeylerinde oluşur.  Uçağin hareket yönüne dik olan aerodinamik kuvvet bilesenine "kaldirma (lift)", paralel ve geriye doğru olana "sürüklenme(drag)" denir.  Aerodinamik kuvvet, hava partiküllerinin momentumdaki net zaman değişimi olarak da ifade edilebilir.
KALDIRMA (Lift): Kanat havayı yararken, havayı alt ve üst yüzeylerin çevresinden dolaşmaya zorlar.  Kanadın üst yüzeyindeki eğim (camber) fazladır.  Üst yüzey üzerinden geçen hava, kanadın diğer ucuna varmak için, alt yüzeye nazaran daha uzun bir yol kateder.  Hava akışındakı bu fark, basınç farkı oluşturur.  Başka bir ifadeyle, uçak kanadının üstünde ve altında meydana gelen basınç farkından dolayı yukarı doğru bir kaldırma elde edilir.  Kaldırma (lift), kanat kalınlığı, kiriş uzunluğu, yüzey genişliği gibi çesitli faktörlere dayanır.  Doğal olarak, her uçağın farklı dizaynlardaki kanat yapısı farklıdır.  Düşük hızlarda giden pervaneli bir uçak için düz, dikdörtgen kanatlar idealken; ses hızını aşan (süpersonik) uçuşlar için kanatlar geriye doğru çekilmiştir ki bu süpersonik uçusa geçisi kolaylaştırır.  (Sonik:Mach=1, Subsonik:Mach<1, Süpersonik:Mach>1, Hipersonik:Mach>5) Kaldırma (lift); 
L= (½) ro .V2.CL.S  formülüyle bulunabilir. 
Burada CL:lift katsayısı, S:kanat yüzey alanı, Ro:havanın o yükseklikteki yoğunluğu, V ise uçağın hızıdır. 
CL hücum açısına, Reynold's sayısına, Mach sayısına bağlıdır.  CL'i kontrol eden diğer bir etken ise 'flap'lardır.  Kanatların arkasında bulunan ve hareketli kısımlar olan flaplar, hücum açısını artırarak, inişte ve kalkışta yüksek lift katsayısı oluştururlar.  Maximum lift maximum CL ile elde edilir.  Bu hücum açısını artırarak sağlanır.  Ancak belirli bir alfa değerinden sonra "flow separation" olur.  Yani ani bir şekilde lift düşerken, tam tersine sürüklenme artar ve kontrol kaybedilir.  Bu olaya 'stall' denir. 
 Simetrik airfoiller (kanat kesitleri) belirli bir hücum açisı olmadan lift üretmezler.  Ancak belli bir açı olduğunda bu sağlanır.  Asimetrik airfoiller için açıya gerek yoktur. 
SÜRÜKLENME (Drag):
   Geriye doğru oluşan aerodinamik kuvvetin paralel bileşenidir. 
D= (½) ro.V2.CD.S formülüyle bulunabilir.
CD:drag katsayısıdır.  CD, CD0+CDi nin toplamına eşittir ki burada CD0: parasit drag ve CDi: indüklenmis sürüklenmedir.  CD CL'in bağlı olduğu etkenlere bağlıdır.  Ses hızını aşan uçuslarda şok dalgalarını (wave drag) önlemek için kanatlar geriye doğru çekilmiştir.  Bunun nedeni de kanatları Mach konisi içine alarak hücum kenarına subsonik hız göstererek şok dalgalarını önlemektir. 
Çağdaş KAMBUR

 
Bilimde Son Gelişmeler
Ay’ da su bulundu mu?
    İnsanoğlu Ay’a ayak basalı 25 yılı geçti fakat uzay araştırmacıları için Ay hala çekiciligini kaybetmedi.  Bilim adamları, NASA’nın "Lunar Prospector" uydusundan beşbuçuk aydır gelen verilere göre 6 milyar ton suyun buz halinde ayın Kuzey ve Güney kutuplarında bulunduğunu belirtti.
Bu miktar geçen Mart ayında tahmin edilen toplam miktarın yaklaşık yirmi katı.  Bulunan  buzun yerin altında saf tabakalar halinde 4000 km2 alanı kapladığı söyleniyor.
    Göze çarpan önemli bir konu ise NASA’nın buzu buluş şekli…  "Lunar Prospector" uydusu buzu direk olarak görmedi aksine buzu manyetometre ve spektrometreleri aracılığıyla, Güneş fırtınalarından kaynaklanan ve ay yüzeyine çarpan nötronların ve sudaki hidrojen atomlarıyla çarpışan nötronların hızını ve sayısını inceleyerek buldu.
    Ay’da bulunan bu su ileride sıvı Hidrojen ve Oksijen’e ayrılarak yakıt haline getirilebilir ve uzay gemileri için bir yakıt istasyonu kurulabilir.
    Bunların yanısıra yapılan yerçekimi analizlerine göre Ay’da 600 km’lik bir demir çekirdeğinin bulunduğu belirlendi.H.Birol Bilgili
Science - 4 Eylül

 
Türkiye’de bir nükleer reaktör olduğunu biliyor muydunuz ?
Ayrıntılı bilgiyi ve fotograflarını gelecek sayımızda bulabilirsiniz…
.
Bu sene sonu için DOMİNO SHOW - III’ü hazırlıyoruz. Taş sayımız 3000’e çıkarıldı.Yeni projeler için toplantılarımız devam ediyor..Zevkli dakikalar geçirmek isteyenler toplantılarımıza katılabilir.
.
Seminerlerimiz Başlıyor
İzafi Düşünmeye Hazır Olun !
.
Eğer yeni fikirleriniz veya projeleriniz varsa lütfen bize iletiniz, sizinle çalışmaktan mutlu olacagız.

 

Fizik Topluluğu Bülten Grubu  

 

 H.Birol Bilgili

Ceyda Kirazözen

Çağdaş Kambur